Safra kesesi taşı, safra kesesinde oluşan ve sindirim sistemini etkileyen yaygın bir sağlık problemidir. Safra kesesi, safrayı depolayan ve sindirime yardımcı olan bir organdır. Karaciğer günde 700–1000 cc safra üretir ve bu safra, safra yolu aracılığıyla onikiparmak bağırsağına akar. Safra kesesi yaklaşık 70–100 cc safra biriktirir. Yemekler onikiparmak bağırsağına ulaştığında bazı enzim ve hormonların aktive olmasıyla safra kesesi, biriktirdiği safrayı ani bir şekilde onikiparmak bağırsağına boşaltır. Safra içindeki enzimler özellikle yağlı ve ağır yemeklerden sonra sindirime yardımcı olur.
Safra kesesi taşı, kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 8 kat daha sık görülür. Bunun temel sebebi östrojen hormonudur. Östrojen hem safrayı yoğunlaştırır hem de safra kesesinin hareketlerini yavaşlatır. Bu durumda safra kesesinde staz yani durağanlık oluşur ve safra yoğunlaşarak taşa sebebiyet verir. Safra kesesi taşı oluşumunda “4F” olarak bilinen risk faktörleri vardır:
Safra kesesi içindeki taş belirti veriyorsa mutlaka tedavi edilmelidir. Safra kesesi taşı belirtileri arasında karın ve sırta yayılan ağrı, bulantı, şişkinlik, hazımsızlık ve sarılık bulunur. Safra kesesi taşının tedavisi cerrahidir; yani safra kesesinin alınması gerekir. Günümüzde bu işlem çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntemle yapılmaktadır.
Özellikle 5 mm’den küçük taşlar potansiyel risk taşır. Küçük yani mikro taşlar ana safra yoluna geçerek kolanjit (safra yolu iltihabı) oluşturabilir veya papilla dediğimiz bölgeyi tıkayarak pankreatite sebep olabilir. Bu nedenle mikro taşlar daha risklidir.
Belirti vermeyen safra kesesi taşı durumunda yaklaşım tartışmalıdır. Bazı uzmanlar ileri yaşlarda ameliyatın daha riskli olacağını düşünerek erken ameliyatı önerirken, bazıları ise yıllarca herhangi bir şikâyet oluşturmayan taşın tedavi edilmesini gereksiz bulur. Özetle, eğer belirti varsa mutlaka laparoskopik ameliyat önerilir; belirti yoksa hasta ve doktorun tüm yönleri değerlendirerek ortak karar vermesi en doğru yaklaşımdır. Safra kesesi hayati bir organ değildir, sindirime yardımcı bir organdır. Alındıktan sonra çoğu hastada herhangi bir eksiklik ya da ciddi bir sorun yaşanmaz. Yaklaşık 15–20 gün içinde vücut yeni duruma adapte olur. Nadiren hazımsızlık gelişirse sindirim enzimi içeren ilaçlarla bu durum kolayca giderilebilir.